Gümüşhane İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Süleymaniye Turizm Merkezi

20160607123448.jpg

SÜLEYMANİYE (ESKİ GÜMÜŞHANE) 

Eski Gümüşhane’ye (Bu günkü Süleymaniye Mahallesi) şimdiki şehir merkezine 4 km. mesafede yer alan Daltaban Mahallesinden hareketle güneybatı yönünde devam eden yolla ulaşılır. Eski Gümüşhane’de M.Ö 2000 li yılların başlarında Mezopotamya’daki Asur Devletinin kolonileri aracılığıyla maden yataklarından çıkarılan bakır, gümüş ve altın madenlerini Asur’a gönderilmiştir. M.Ö 1750-1200 yılları arasında Hitit İmparatorluğu döneminde Azzi ülkesi olarak anılan Gümüşhane’nin madencilik açısından önemini sürdürdüğü, gümüş madenlerinin işletildiği ve külçe, çubuk gümüş üretimi yanında çivi yazısı yazmak amacıyla ince levhalar üretildiği bilinmektedir.Gümüşhane 1071 yılında yapılan Malazgirt Savaşından sonra, Mengüçeklerin kurduğu Erzincan Emaretine bağlanmış daha sonra Selçuklu Hükümdarı Süleyman Şah döneminde Selçuklu Hükümdarı Süleyman Şah döneminde Selçuklu egemenliğine girmiştir.Trabzon’un Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedilmesiyle birlikte  Gümüşhane Osmanlı topraklarına katılmıştır. Fermanlardan anlaşıldığına göre, 1519-1786 yılları arasında Anadolu’da  en önemli maden ocakları Gümüşhane’deydi. Madenlerde çalışmak  üzere çevreden gelen halkın yükümlülükleri affedilir, reayadan ayırt edilerek madencilik hizmetinde çalıştırılırdı. Madenlerde çalışanlar, ῎imdad-ı menzil, hazariye ve seferiye, nal ve kaftan baha, öşr-i dem ve diyet῎  gibi yükümlülükten muaftılar. Aralarında ve başkaları ile davaları olduğunda, maden işlerinin geri kalmaması için davarlı maden eminleri vasıtasıyla görülür, davalarını halletmek için başka vilayetlerine gitmelerine izin verilmezdi.Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Gümüşhane için şu bilgileri vermektedir. ῎ Kale, Ftaih Mehmed Han’ın eline girmiştir. O sırada burada olan maden-i sim hiçbir diyarda yoktur. Cümle halkı tekaliften muaf ve müsellem olup gümüş işlemeye memurlardır. Şehir halen Osmanlıların elinde olup,  yetmiş kadar gümüş madenleri vardır. Amma bu şehr-i Gümüşhane’nin  damarları yedi koldan kol kalınlığında damarlar olup cümlesi kurşunsuz halis cevherdir.῎Yerleşim Kültür ve Turizm Bakanlığı Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 01.11.2002 tarih ve 4587 sayılı kararıyla 1863 sayılı Kanun kapsamında düşük yerleşim yoğunluğu, bozulmamış dokusu, korunması gerekli taşınmazların bir arada oluşturduğu bütünlük ve kent dokusunun arazinin doğal karakterine uyumu nedeniyle ῎ Kentsel ve Doğal Sit ῎ alanı olarak tescil edilmiştir.Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaptırılan camiye izafeten daha sonra Cumhuriyet döneminde bölgeye Süleymaniye Mahallesi adı verilmiştir. Bölgede 20. Yüzyılın başlarına kadar yapılmış cami, kilise, okul, konak gibi 32 adet tescilli yapı bulunmaktadır.Bölgede Asurlular, Urartular, Medler, Pers Krallığı, Mekodonlar, Pontus Krallığı, Roma İmparatorluğu, Emeviler, Selçuklular ve Osmanlı İmparatorluğu hüküm sürmüştür. Yerleşim, Türklerin hâkimiyetine Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon-Pontus Rum Devletinin varlığına son verdiği 1461 yılında geçmiştir. Şehir Kanuni Sultan Süleyman döneminde yerleşimini ve gelişimini sağlamıştır. Günümüze cami, kilise, hamam, köprü, dükkân vb. 35 adet taşınmaz kültür varlığı gelmiştir. Yerleşim 3.Derece Kentsel ve Doğal Sit Alanı olmasının yanında aynı zamanda Turizm Merkezidir. Eski Gümüşhane (Süleymaniye Mahallesi) bölgede ve ülkemizde kültür turizmiyle, kış ve kayak sporları turizmine aynı anda hizmet verebilecek, 12 ay turizm yapılabilecek ender mekânlardandır.
NASIL GİDİLİR

Yerleşim, bugünkü il merkezinin mahallesi konumundadır. Kentsel veDoğal Sit Alanı olan yerleşime şehir merkezinde bulunan DaltabanMahallesi’nden güneybatı yönünde devam eden 4 km yollaulaşılır.